Âdet-i İlâhiyye
: Sünnet-i ilâhî; Allahü teâlânın kânûnu. Allahü teâlânın bir ÅŸeyi yaratmak için arada bulundurduÄŸu sebebler. Bu sebebler tecrübe ile anlaşılır. Allahü teâlânın âdet-i ilâhiyyesi şöyledir ki, her ÅŸeyi bir sebeble yaratmaktadır. Fakat sebeblerin, vâsıtaların, O’nun yaratmasına hiç te’sirleri yoktur. O’ndan baÅŸka yaratıcı yoktur. Read more
Âdet Zamânı
Âdet Zamânı: Kadında ve ergenlik çağına gelmiş olan kızlarda hayız (âdet) kanı görüldüğü andan kesilmesine kadar olan günlerin sayısı. Hanefî mezhebinde âdet zamânı en çok on gündür. En az üç gündür. Şâfiî ve Hanbelî mezheblerinde en çoğu on beş gün, en azı bir gündür. Read more
Âdet Görme
Âdet Görme: Aybaşı hâli. Kadınlardan ve ergenlik, evlenme çağına gelmiş olan kızlardan her ay belli günlerde kan gelmesi hâli.
ÂDET
1. Bir ÅŸehir ve memleketteki insanların, yapageldikleri usûller, gelenekler, alışılmış ÅŸeyler. An’ane, örf. (Bkz. İlgili maddeler)
Her memleketin âdeti başka başkadır. Hattâ bir memleketin âdeti zamanla değişir. Bulunduğu şehrin dîne uygun olan âdetine uymamak şöhret ve tahrîmen (harama yakın) mekrûh olur. (İmâm-ı Rabbânî) Read more
ÂDEM (Aleyhisselâm)
ÂDEM (Aleyhisselâm): Kur’ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberlerden. Yeryüzünde yaratılan ilk insan ve ilk peygamber, bütün insanların babası. Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Read more
Adâlet-i ictimâiyye
 Sosyal adâlet; Herkesin; çalışması, bilgi ve kâbiliyeti, gördüğü iş nisbetinde ve derecesinde hakkını alması; hiç kimsenin ezilip sömürülmemesi. (Bkz. Sosyal Adâlet)
ADÂLET
 Her işte hakkı gözetme ve orta yolu tutma. Haklıya hakkını verme. Haksızlıktan sakınma. Zulmün zıddı, kânun önünde eşitlik. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Ey îmân edenler! Bir millete olan öfkeniz, sizi adâletten alıkoymasın. Âdil olunuz! (Mâide sûresi:
Muhakkak ki Allahü teâlâ adâleti, ihsânı (iyilik yapmayı) ve akrabâya muhtac oldukları ÅŸeyleri vermeyi emreder… (Nahl sûresi: 90) Hak ve adâlet üzere bir gün hâkimlik yapmağı, bir sene devâmlı gazâ etmekten daha çok severim. (Hadîs-i ÅŸerîf-Taberânî) Bir saat adâlet ile idârecilik yapmak, altmış sene nâfile ibâdet yapmaktan daha iyidir. (Hadîs-i ÅŸerîf-İslâm Ahlâkı) Adâlet mülkün temelidir. (Hazret-i Ömer) Adâlet üç kısımdır: a) Allahü teâlâya kulluk etmek. Bunda sâhibinin hakkını gözetmek vardır. Her insanın yaradanına karşı borçlu olduÄŸu bu kulluk vazîfesini yerine getirmesi vâcibdir. b) İnsanların hakkını gözetmek. c) Vefât eden geçmiÅŸlerin hakkını gözetmek yâni onların borçlarını ödemek ve vasiyetlerini yerine getirmek. (Kınalızâde Ali Efendi)
ADAK
 Nezr, Allahü teâlânın rızâsının elde edilmesi veya bir isteÄŸin yerine gelmesi veya bir belâ ve musîbetin giderilmesi maksadıyla Allahü teâlâ için oruç tutmak, kurban kesmek gibi baÅŸlıbaşına ibâdet olan veyâ benzeyen bir ÅŸeyi kendisine vâcib kabûl etm e. (Bkz. Nezr) Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde buyurdu ki: Adaklarını yerine getirsinler.” (Hac sûresi: 29) Adak ibâdettir. Allah için yapılır. Read more