AFÜVV (El-Afüvv)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Afvı çok olan, günâhlardan, hatâ ve kusurlardan dolayı cezâlandırmayan, günahları affedip amel defterinden silen. Read more
Günah işlememek.
Yâ Rabbî! Bana ilim ver, hilm (yumuşaklık) ile zînetlendir. Takvâ (haramlardan sakınmak) ihsân eyle. Âfiyet ile beni zînetlendir. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Read more
ÂFİYET:
 1. Sağlık, sıhhat, bedende hastalık bulunmaması. Allahü teâlâdan âfiyet isteyiniz. Îmândan sonra âfiyetten daha büyük nîmet yoktur. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed bin Hanbel) Yâ Rabbî! Senden sıhhat ve âfiyet ve emânete hiyânet etmemek ve güzel ahlâk ve kadere rızâ göstermeyi istiyorum. Read more
ÂFÂK:
İnsanın dışı ve dışındaki ÅŸeyler. Ufk’un çokluk ÅŸeklidir.
Âfâk ve enfüste zâhir olan (görünen) ÅŸeyler, Hak teâlânın varlığını ve her ÅŸeye kâdir olduÄŸunu gösteren âyetler (işâretler, deliller)dir. (Muhammed Ma’sûm)
ADN CENNETİ:
Â
Â
Yedi kat göklerin üzerinde yaratılan sekiz Cennetten derece bakımından en yüksek olanı.
Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:
İmân ehli, altın bilezikler ve inci ile süslenecekleri Adn ismindeki Cennetlere girerler. (Fâtır sûresi: 33)
Allahü teâlâ Adn ismindeki Cenneti, günâh iÅŸleyecekleri zaman, Allahü teâlânın büyüklüğünü düşünüp, O’ndan hayâ ederek günahtan kaçınan kimseler için hazırladı. (Hadîs-i ÅŸerîf-Dürret-ül-Fâhire) Read more
ÂDİYÂT SÛRESİ:
Kur’ân-ı kerîmin yüzüncü sûresi.
Âdiyât sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Medîne-i münevverede nâzil olduÄŸu da bildirilmiÅŸtir. On bir âyet-i kerîmedir. “Yemîn ederim (Allah yolunda savaÅŸ için sür’atle) koÅŸan atlara” meâlindeki birinci âyet-i kerîmede koÅŸan atlar mânâsın a olan “âdiyât” kelimesi sûreye isim olmuÅŸtur. Read more
Âdet-i İslâm
Âdet-i İslâm: İslâm âdeti. Küfür alâmeti olmayan ve en az iki müslüman tarafından kullanılan âdetle ilgili şeyler. Haramlar âdet hâline gelirse yine helâl olmazlar. Küfür alâmetleri âdet olup müslümanlar arasında yayılsa da, yine âdet-i İslâm olmazlar. Küfür alâmeti olmakdan çıkmazlar. (Abdülhakîm Arvâsî)