Skip to content

Posts from the ‘G’ Category

1
May

Google Nedir?

Google dünyanın en büyük arama motorlarından birinin ve geliştiricisi olan şirketin adıdır.

Stanford’da doktora yapan iki öğrenci, Larry Page ve Sergey Brin, Google’ı 1998′de 25 milyon dolar yasal sermayeyle kurdu. Şirketin GooglePlex denen merkez ofisi Kaliforniya’da bulunur ve tüm dünyada 10,000 civarında kişi çalıştırır. Şirketin sermaye ortakları, Kleiner Perkins Caufield & Byers ve Sequoia Capital’ı kapsıyor. Şirket ayrıca, içerik sağlayıcı firmalara özel web arama çözümleri de sunuyor.

7
Mar

George Shaw

George Shaw (10 Aralık 1751-22 Temmuz 1813), İngiliz zoolog ve botanikçi.

Oxford Üniversitesi’nde öğrenim gördü. Avustralya’da yaşayan hayvanlar üzerinde çalıştı. Ornitorenki detaylı olarak inceleyen ilk bilim adamıdır

7
Mar

Göktürk Alfabesi

Türklerin siyasal varlık olarak tarih sahnesine çıkmaları, Milattan önceki yüzyıllara, Hiung-nu`lar dönemine kadar geriye gitmektedir. Hunlar döneminde yazının kullanıldığına ilişkin bazı kayıtlar olmakla birlikte, bu yazının niteliği hakkında açık bilgilere sahip değiliz. Bu yüzden Türklerin kullandıkları kesin olarak bilinen ilk alfabe Göktürkler döneminde yaygınlık kazanan Göktürk alfabesidir. Son yıllarda Issık-Göl yakınındaki bir kurganda bulunan iki satırdan oluşan yazı, Göktürk alfabesi karaterinde olup, M.Ö. V.-IV. yüzyıllara tarihlenmektedir. Bu yüzden de Göktürklere bağlanan ilk Türk yazısının Göktürk Kağanlığı`nın kuruluşundan yüzyıllarca önce bulunduğunu kabul etmek gerekmektedir.

İlk Türk alfabesinden günümüze kalan en büyük kalınıtılar Göktürkler döneminde dikilen yazıtlarda karşımıza çıkmaktadır. Çözülüp değerlendirilmeleri ancak XIX. yüzyıl sonunda mümkün olmuştur. Bunlardan ilk bulunanları Yenisey Irmağı boyundaki yazıtlar olmuştu. 1889′da da Orhon yazıtları diye anılan iki büyük yazıt daha ortaya çıkarılmıştı. Öteki yazıtlardan farklı olarak bunların arka yüzlerinde Çince metinler de vardı. Yani Ankara`daki Augustus Tapınağı`nda olduğu gibi iki ayrı dilde yazılmışlardı. Danimarkalı Türkolog Wilhelm Thomsen, 1893`te bu yazıtları çözmüş, böylece bunların Kültigin ve Bilge Kağan tarafından diktirildikleri, yazının Türklere özgü bir alfabe, dilin de eski Türkçe olduğu meydana çıkarılmıştı.

Anıtların öneminden ötürü Orhon alfabesi diye de anılan Göktürk alfabesinin kökenine gelince, bu konuda çok farklı görüş ve iddialar bulunmaktadır. Bu alfabede kullanılan işaretler, Runik diye adlandırılan eski Iskandinav yazısındaki işaretlere benzediğı için Runik karakterli sayılmış ve o alfabeyle ilişkilli olabileceği öne sürülmüştür.Yazıyı çözen Thomsen, bu Türk alfabesinin Arani alfabesinden türemiş olabilece görüşünü savunmuştu. Buna karsın Aristov gibi Rus bilginleri, bu yazıdaki işaretlerin eski Türk damgalarından alınmış olabileceğine dikkatleri çekmiştir. A. Cevat Emre ise, Göktürk yazısının Sümer yazısı ile aynı kökten gediğini varsaymıştır. Bütün bu değişik, hatta çelişik savlar arasinda söylenebilecek şey, bilim çevrelerinde en çok Thomsen’ın görüşünün tutunduğudur.

Göktürkler çağında yaygınlaşan bu ilk Türk alfabesi, yazıtlar dışında yazma eserlerde de kullanılmıştır. Doğu Türkistan Yazmaları diye adlandırılan eserler bunu kanıtlamaktadır. Bu alfabenin Göktürkler`den sonra gelen Uygurlar döneminde de bir süre kullanıldığı görülmektedir. 759-760 yıllarında dikilen Şine-Usu yazıtı ile son yıllarda bulunan Taryat Yazıtı bunu göstermektedir. Bunun dışında Göktürk alfabesi, bazı değişikliklerle Bulgarlar,Hazarlar, Peçenekler ve Sekeller tarafından da kullanılmış ve böylece Orta Asya`dan Avrupa içlerine kadar yayılmıştır.

2
Mar

Gökyüzü Neden Mavidir

Difuzyon Nedir: Atmosfer içinde Güneş ışınlarının kırılıp dağilmasına Difuzyon denir. Guneş ışınlarinın Difuzyona uğramasından dolayı gölgede kalan kısımlar gecelerin çok soğuk olmasını önler. Böyle bir durumda gölgelerin yarı aydinlik olmasını sağladığından, gökyüzünün de Mavi bir görüntü vermesini sağlar.

Gökyüzü mavidir mavi ışik, kırmıziya oranla atmosfere daha fazla dagilarak ona mavi rengini verir. Peki, Güneş’i batarken niye daha kırmizi goruruz? Bu, isinlarin bu sirada atmosferde daha cok yol katetmesinin bir sonucudur. Bu sirada, mavi ısik daha kalin bir atmosferi gecmekte oldugundan, daha cok sacilir. Ayni zamanda kirmizi da soguruldugu icin Guneş daha sonuk gorunür. Batmak uzere olan Günes’in gozumuzü rahatsiz etmemesinin nedeni budur.

Gökyüzünun mavi bir görüntü vermesinin sebebi (difuzyon)kırilma olayıdır. Gunes isinlari atmosfere girdiginde atmosferdeki gaz molekullerine, toz parcaciklarina carparak saçılir. Gun ısiği degisik dalga boylu bircok ısindan olusur. Enkisa dalga boylu mavi ısinlar atmosferin ust tabakalarindaki kucuk parcaciklar tarafindan hemen saçılirlar.

Gökyüzü acik oldugunda, mavi isik diger isiklara oranla en fazla sacilan isiktir. Bu yuzden de gökyüzü mavi gorunür. Mesela gökyüzü yogun bulutlarla veya dumanla dolu oldugunda, tum isinlar nerede ise ayni oranda saçılir. Bu da gökyüzünun gri renkte gorunmesine sebep olur.

Gun batiminda veya dogumunda guneş ışınlari atmosfere egik girdiklerinden dolayı fazla yol sarfetmek zorunda kalirlar. Bu yuzden daha cok ışik ve renk sacilir.

Gökyüzüne Bakarak Hava Tahmini Yapmak
Gökyüzü koyu mavi rengine börünürse, gunes dogarken parlak ve hafif sisli bulunursa, aksam gokkusagi gorunurse, gunes ay etrafinda büyük hale olursa, havanin iyi olacağı anlamına gelir.

Güneşin doğma zamanında, gökyüzü kırmızı olması ve gökkuşağının sabahleyin görünmesi ve de
ayın etrafında küçük bir çember bulunması yağmur olacağına işarettir.

Havanın sisli olması, sükunetli olacağı anlamına gelir.

Güneş doğarken kırmızı görüntü vermesi, batarken gökyüzünün kırmızı olmasi rüzgarlı hava olacağına işarettir.

Güneşin soluk – dumanlı bir şekilde doğması, ayın parlak olması, bulutların beyaz olması, Güneş – ayın etrafında bir kavis bulunması fırtına olacağına işarettir.

27
Şub

Gazete

gazete nedir?

genelde günlük ya da haftalık yayımlanan politikadan ekonomiye , spordan magazine pek çok konuda güncel haber içeren, tarafsızının makbul olduğu ama bulunamadığı , sabah kahvelerimizin can dostu, yazılı ve resimli, bol sayfalı haberleşme aracı.

farklı bir yorum daha;

gazete nedir?
Gazete, haber, bilgi ve reklam içeren, genellikle düşük maliyetli kağıt kullanılarak basılan ve dağıtımı yapılan bir yayım olup halka güncel olaylara ilişkin bilgi verme amacı gütmektedir . Genel olarak yayınlandığı gibi, özel bir konu üzerinde de yayınlanabilir ve genellikle günlük ya da haftalık olarak yayınlanır.

22
Şub

GPRS

GPRS, bir çok şebekenin kullanıcılarının veri uygulamalarına erişim sağlayabilmek için kullanmak durumunda olduğu verimli bir teknolojidir. GPRS, son kullanıcının mobil veri iletişimini, ‘devamlı sanal bağlantı’ durumunu ekonomik hale getirerek ve veri alımını ve gönderimini bugünkünden çok daha yüksek hızda mümkün kılarak önemli ölçüde geliştirir. GPRS, sadece bugünkü GSM teknolojisinin sunmakta olduğu veri hizmetlerine eşlik etmekle kalmaz, yarının 3. nesil hücresel ağları için planlanmakta olan veri iletişim yetilerini de şebekelere sağlar. GPRS, mobil iletişim teknolojisinde halen kullanılan devre anahtarlamalı (circuit-switched) yani kullanıcıya tahsis edilen bir tek hat üzerinden sürekli bağlantı yerine paket anahtarlamalı (packet switched), aynı hattı birden çok kullanıcının paylaştığı bir teknolojidir.

GPRS teknolojisi, kullanıcıya yüksek erişim hızının yanı sıra, bağlantı süresine göre değil gerçekleştirilen veri alışverişi miktarı özerinden tarifelendirilen ucuz iletişim olanağı sağlamakta ve böylelikle “sürekli bağlantıda, sürekli gerçek zamanda” (always connected/always online) anlayışını sunmaktadır.

GPRS teknolojisini kullanabilmek için mobil şebeke ve servis sağlayıcı altyapısına GPRS donanım ve yazılımları entegre etmek ve GPRS uyumlu mobil telefonlar gereklidir.

14
Şub

Googlebot Nedir ?

Read moreRead more

14
Şub

Page Rank

PageRank (PR) Nedir ?

PageRank (kısaca PR olarak kullanılıyor), Google‘un bır sayfanın değerini belirtmek için 0 ile 10 arasında verdiği bir rakamdır. PageRank (PR) Google’un tescilli markasıdır ve telıf hakkı Google‘a aittir.

Google bir sayfanın değerini ölçmek için diğer arama motorlarının gibi sadece Link Popülerliği’ni (Link Popularity) dikkate almaz. Bunun yanında Link veren sayfanın PageRank (PR) değerini de hesaba katar.

PageRank’ın Kullanımı :

Google uzun süre boyunca PageRank’ı SERP (Arama Sonuç Sayfası) için önemli bir kriter olarak almıştır. Bu durumda iyi bir PageRank sayfanızın Arama Sonucunda ilk sayfada yer almanızı sağlıyordu. Bu sistemin kötüye kullanımı ve manipülasyonlar nedeniyle Google bu kritere verdiği önemi azalttı. Şu anki genel kanı : bir sayfanın SERP’deki yeri (Ranking) için , PageRank sadece iki çok güçlü sayfa arasında ayırım yapmakta zorlandığında dikkate alınıyor.

Ama yüksek bir PageRank’a sahipseniz Google’un Örümcekleri (Spider – Crawler) ve Googlebot tarafından öncelikli olarak sayfanız sıkça ziyaret edilir. Örneğin PR (PageRank) ‘ı 6 olan bir site Googlebot un her gün sitesini gezeceğini hesaba katmalı.

PageRank’ın Hesaplanması ve Kaynağı :

PageRank algoritmasının formülü ilk olarak Google yaratıcılarından olan Lawrence Page ve arkadaşı Sergey Brin tarafından geliştirilmiştir.

PageRank Algoritması :

PR(A) = (1-d) + d(PR(T1)/C(T1) + …. + PR(Tn)/C(Tn))

PR(A) : A sayfasının PageRank’ı
PR(Ti) : A sayfasına link veren Ti sayfalarının PageRank’ı
C(Ti) :Ti sayfasındaki linklerin toplam sayısı
d : Buharlaşma Faktörü , 0 <= d <=1 arasındadır.

PageRank, linki veren sayfadan linklenen (hedef sayfa) sayfaya buharlaşma faktörü gözönüne alınarak eşit oranda bölünür. Şuna dikkat edin : PageRank sayfa için geçerlidir, yani ıletisim.html, firmamiz.html gibi. PageRank site için değil sayfa için geçerlidir. Bu nedenle her sayfanın ayrı bir PageRank değeri vardır. Bu yüzden linkleme sırasında PageRank bölündüğünde sayfadan sayfaya bölünür, siteden siteye değil. Bı site içi linklemede (dahili link) de geçerlidir.

PageRank neyi ifade eder ?

Google Toolbar ‘ da gösterilen PageRank, Google’ın kendi içindeki gerçek PageRank’ın 0 ile 10 arasındaki bir değerle ifadesidir. Gerçekte gösterilmeyen PageRank ile Google Toolbar ‘ daki PageRank arasında logaritmik bir ilişki vardır.

PR0 = nˆ0
PR1 = nˆ1
PR2 = nˆ2
PR3 = nˆ3
…..
PR10 = nˆ10

Örneğin n için 5 değerini alalım. O zaman gerçek PageRank için ortalama değer :

PR0 = 1
PR1 = 6
PR2 = 36
PR3 = 216
…..
PR10 = 60.466.176

olacaktır.

22
Ara

Gömlek Nedir?

ne erkeklerin ne kadınların vazgeçemediği bir giysi . eldeki bulgular ilk olarak eski mısır’da giyilmeye başladığını gösteriyor bu moda tarihinin vazgeçilmez giysisinin. her ne kadar ağırbaşlı havası yüzünden bir dönem yalnızca soyluların gözdesi olsa da bugün her yaştan, her kesimden insan hitap ediyor. isterseniz gelin hep birlikte gömleğin gizemli yolculuğuna şöyle bir göz atalım.

mısırlılar onu, kolların ve başın geçebilmesi için bırakılan boşluklardan oluşan dikdörtgen bir keten parçası şeklinde giymekteydiler. ortaçağ’da kraliyet ailelerinin önemli sembolüydü. 16. yüzılda, dantellerle ve fırfırlarla süslenerek ağır ve soylu görünüme büründü. 18. ve 19. yüzyıllar avrupa’da süslü ve çok katlı yakaların zamanıydı. yakanın gömleğin en önemli unsuru olduğunun fark edilmesiyle birlikte, yaka gömleğe karakterini vermeye başladı.
20. yüzyıl ise gömlekte daha once kullanılmayan, alışık olunmayan renklerin kullanılmaya başlandığı bir dönemdi. modellere gelince, moda tarihi boyunca akımlara bağlı olarak değişmiştir hep. yüzyıl başında abd’de serbest yakalı beyaz gömlekler çok popülerken 1920’lerde inanılmaz bir renk çeşitliliği ve takılıp çıkarılabilen yakaların modası başlamıştır. 30’lu ve 40’lı yıllar hollywood’un etkisinin hayli hissedildiği yıllardır gömlek modasında. etnik görünüşün öne çıktığı ve hippi akımının dünyayı kasıp kavurduğu 1960’larda erkekler vücudu sımsıkı saran gömleklerle boy göstermişlerdir. işte lycra kumaşı da ilk kez bu dönemde gömlek üretiminde kullanılmıştır.
renkli geniş kravatlarla uzun sivri yakalı gömlekler 1970’lerde altın çağını yaşamıştır. spor giyimin doruğa çıktığı yıllar olan 1980’lerde ise gömlek yakaları küçülmüş, kumaşlar iyice esnemiştir. 2000’li yıllarda ise gömlekle ilgili en önemli anekdot; hem rahatlık hem de şıklık olmuştur.

http://www.sensel.com.tr

17
Ara

Göz Siniri Tahribatı

GÖZ SİNİRİ TAHRİBATI
Göz siniri tahribatı ile ilgili olarak ise Opr. Dr. Efekan Coşkunseven, şunları söyledi: Göz sinirindeki tahribatın geriye dönüşü yok. Göz sinirindeki tahribatı olduğu yerde bırakmak bizim için önemli. Bunun için de çeşitli testlerimiz var. Görme alanı tesbit edilmeli. Göz sinirinin çeşitli tetkiklerle fotoğraflarının ve kalınlığının, göz siniri liflerinin kalınlığının tesbitiyle göz sinirinin harabiyetini tesbit edebiliyoruz. Daha önceleri sadece görme alanıyla tesbit ettiğimiz bu defekti artık daha objektif, analiz yöntemleriyle izlememiz mümkün olabiliyor. Artık hastaları sadece göziçi basıncının takibiyle değil, göziçi basıncının yanında sinir liflerinin kalınlığının ve göz sinirinin görüntüleriyle takip etmemiz de artık mümkün. Dolayısıyla hastaların daha iyi bir takibi söz konusu. Bundan sonra yapılacak şey sadece göziçi basıncının kontrolüyle değil çok iyi bir şekilde glokom tedavisi kontrolünü devam ettirmek. Şu anda elimizde gerçekten çok iyi ilaçlar mevcut. Göziçi basıncı düzeyleri artık düşürülebiliyor. Ameliyata daha az ihtiyaç duyulabiliyor. Bu şekilde takiplerle, hastamızın bu hastalıktan tümüyle kurtulması bile mümkün olabilir. Ama burada süreç ilaçların belki ömür boyu kullanılması da gerekebiliyor. Bir süre sonra ilaçlara tolerans geliştiği anda doktor tarafından artık sonuna gelindiğini ve tedavinin radikal tedaviyle çözülemediği durumlarda da cerrahi tedaviye geçilebiliyor. Artık glokom ameliyatları son derece başarılı . Bir problem olmaktan ya da gözün kaybına gitmekten çok önce teşhisinin konularak iyi bir tedaviyle çözümü mümkün.”

www.ntvmsnbc.com