domain

Domain (alan adı) sizin, yada sahip olduğunuz şirketin İnternetteki kimliğidir. İnternette yer almak için baş vurduğunuzda size bir İnternet protokol numarası verilir. Buna IP Adres (İnternet Protokol adres) denilmektedir. İnternetteki her bilgisayarın bir IP adresi vardır. Diğer bir bilgisayarla bağlantı kurabilmek için karşı bilgisayarın IP adresinin tanınmış olması gerekir. Örneğin www.icann.org için IP adresi 208.77.188.103’dür. İnternetteki diğer bilgisayarlar, sizi bu IP numarası sayesinde bulurlar. Domain ise bu numaranın sadece bir görüntüsüdür. Yani Siz browserinizin adres çubuğuna IP numaralarını yazmak yerine O IP numaralarının kodlandığı domainler i yazarak istediğiniz siteye ulaşırsınız. Domain bu anlamda hafızada kalması zor olan IP numaralarının daha kolay kullanımını sağlar. Kısaca özetlemek gerekirse domain IP adreslerinin harfler şeklinde kodlanmasıdır.Alan adınızın uygun, kolay ve hatırlanabilir olması önemlidir.

Fiber Optik Kablo

Bilgi taşıyıcısı olarak ışığın kullanıldığı iletişim sistemleri,son zamanlarda oldukça ilgi görmektedir. Bu bölümde daha ileride göreceğimiz gibi,ışık dalgalarını yeryüzü atmosferinde yaymak zor ve elverişsizdir. Dolayısıyla,günümüzün önde gelen çeşitli ve geliştirme laboratuarlarında,bir ışık dalgasını “içermek” ve bu dalgayı bir kaynaktan bir varış yerine göndermek üzere cam ya da plastik fiber kabloların kullanıldığı sistemlerle ilgili araştırmalar yapılmaktadır. Güdümlü bir fiber optik aracılığıyla bilgi taşıyan iletişim sistemlerine fiber optik sistemler denmektedir.

Fiberoptik Kablo bir Telefon Kablosu olup daha çok uzak mesafelerde haberleşme amacı ile kullanılır. Bu kablolar genelde uluslararası iletişimi sağlarlar ve ana santralları birbirlerine bağlarlar yani haberleşme sistemlerinde Iletim Ortamı olarak görev yaparlar. Telefon makinesi aracılığı ile abonenin değişik ses titreşimlerinden meydana gelen sesi, aradaki kablo üzerinden aynı titreşimlerle orantılı elektrik akımı şeklinde bir vericiye (Verici Santralı) gönderilir. Burada bu elektrik sinyali optoelektronik dönüştürücü olarak çalışan yarıiletken devre elemanları ile ışık sinyallerine çevrilir ve ışıksal iletim ortamı olan fiberoptik kabloya sevkedilir. Bir elektromagnetik dalga olan ışık boşlukta 300000 km/s ‘lik bir hızla yayılırken, kırılma indisi yaklaşık 1.5 olan bu daha yoğun cam ortamda yaklaşık 200000 km/s ‘lik bir hızla yayılır. Işık sinyali alıcıya (Alıcı Santralı) ulaştığında yine bir optoelektronik dönüştürücü (fotodiıot) üzerinden elektrik sinyaline dönüşür. Bu şekilde alınan elektriksel sinyaller daha sonra işlenerek hat sonundaki abone telefonunun kulaklığından ses olarak algılanırlar. Iletim analog veya digital sinyallerle sağlanabilmekle beraber uzak mesafelere özellikle büyük kapasitede ve yüksek kalitede iletim amacıyla daha çok digital sistem tercih edilmektedir. Bu sinyaller belirli mesafelerde analog sistemde yükselticiler, digital sistemde ise repetörler (yineleyiciler) kullanılarak kuvvetlendirilirler. Gerek yükseltici gerekse repetörlerin giriş ve çıkışlarında alıcı ve vericilerde olduşu gibi optoelektronik çeviriciler bulunur. Günümüzde fiberoptik iletim ortamında repetörsüz olarak ulaşılan mesafe (SM Fiber)
200 km. cıvarındadır. 2 Gigabit/s iletim hızında bir tek fiberden bir anda yaklaşık 31000 konuşma yapılabilmektedir. (1 konuşma sinyali = 64 kbit/s)

Belli Başlı Tipleri

- Loose Tube : Fiberlerin tüpler içerisinde tiksotropik jel ile birlikte konumlandırılması ile gerçekleştirilir.

- Tight Buffer : Fiberin üzerine doğrudan izolasyon malzemesi uygulanarak elde edilir.

- Ribbon : Dört veya daha fazla sayıda fiberi simetrik olarak merkezlerinden geçen bir eksen doğrultusunda bir araya getirilmesidir. Fiberler özel bir reçine ile kaplanarak konumlarını korurlar.

- Slotted Core : Fiberlerin plastik malzemeden meydana gelen bir öz üzerinde açılmış yarıklara yerleştirilmesidir. Bu yarıklara Ribbon, Loose Tube veya doğrudan fiberlerin kendisi yerleştirilebilir.

Tanım

Fiberoptik kablolar genelde içerdikleri fiber sayısına ve kullanıldıklara yerlere göre sınıflandırılırlar. Türk Telekom şartnamesinde fiberoptik kabloları şu şekilde tanımlamaktadır. ÖRNEK : 10 fiberli havai veya 20 fiberli yeraltı tipi fiberoptik kablo tanımları

10-FO-H } 10 (Fiber Sayısı), FO (Fiberoptik), H (Havai Kablo)

20-FO-I } 20 (Fiber Sayısı), FO (Fiberoptik), I (Yeraltı Kablosu)

adsl

ADSL ( Asimetrik Sayısal Abone Hattı ) Asymmetric Digital Subscriber Line sözcüklerinin baş harflerinden oluşan ADSL, mevcut telefonlar için kullanılan bakır teller üzerinden yüksek hızlı veri, ses ve görüntü iletişimini aynı anda sağlayabilen bir modem teknolojisidir.

Geniş bant erişimi sağladığından dünyada internet kullanıcıları tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır.ADSL’de telefon hattı üzerinde kapasiteyi daha verimli kullanmak amacıyla sayısal kodlama teknikleri kullanılır.Asimetrik yapısı nedeniyle internet ya da benzer veri kaynaklarına ulaşıp tek yönde veri aktarımı yapmak isteyen müşteriler için en elverişli uygulamadır.

Asymmetric Dijital Subscriber Line sözcüklerinin baş harflerinden oluşan ADSL, mevcut telefon hatları üzerinden yüksek hızlı veri, ses ve görüntü iletişimini aynı anda sağlayabilen bir modem teknolojisidir. ADSL bağlantı, hat uzunluğu, kullanılan bakır tipine bağlı olarak 8Mbps’a kada veri alma (download), 1Mbps’e kadar veri gönderme (upload) hızlarına olanak verirken, günümüzde ADSL 2/2+ standartları ile 12/24Mbps download hızlarına ulaşmıştır.

Aynı anda hem internet hem de ses/fax özelliğini sunar, kullanıcılar internette iken aynı anda telefon ile konuşma yapabilir, kaliteli video konferans ortamı ile görüntülü haberleşebilirler. ADSL, kullanıcılara alternatif hız seçeneklerine sahip 24 saat kesintisiz internet erişimi sunar. ADSL’in getirdiği sayısal teknoloji ile internete bağlanamama, hat kesilmesi, hızda azalma gibi durumlar ortadan kalkar.

Türk Telekom tarafından sunulan ADSL hizmetinin bulunduğunuz bölgede verilip verilmediğini Türk Telekomun web sitesinden öğrenebilir ve size uygun ADSL modem ürünlerini www.hizlisistem.com.tr web adresinden inceleyebilirsiniz

Seo

Arama Motoru Doktorları SEO, “search engine optimizer” (arama motoru doktoru) teriminin kısaltmasıdır. Birçok SEO, web sitesi sahiplerine metin yazmaktan site düzenleme önerilerinde bulunmaya ve bir sitenin gönderilebileceği ilgili dizinleri bulmaya yardımcı olmaya kadar birçok yararlı hizmet sunmaktadır. Ancak, etik davranmayan bazı SEO’lar, saldırgan pazarlama çalışmaları ve arama motoru sonuçlarını dürüst olmayan bir şekilde değiştirme girişimleri yüzünden sektöre gölge düşürmüştür.Google’ın hiçbir SEO ile ilişkisi yoktur ve bu konuyla ilgili herhangi bir öneride bulunmamaktadır. Ancak, sitenizi geliştirecek bir SEO ile arama motoru sonuçlarından tümüyle çıkarılma olasılığınızı artırma dışında bir işe yaramayacak SEO’ları birbirinden ayırmanıza yardımcı olacak birkaç ipucu verebiliriz.

  • Sebepsiz yere size e-posta gönderen SEO firmalarından sakının.

    İşin ilginci, bu spam e-postalardan biz de alıyoruz:

    “Sayın google.com.tr,
    Web sitenizi ziyaret ettik ve büyük arama motorlarının ve dizinlerinin çoğunda gösterilmediğinizi fark ettik…”

    “Gece kilo vermeye” yarayan diyet haplarına veya görevden alınmış diktatörlerden gelen ve para transferine yardımcı olmanızı isteyen ricalara karşı şüphe duyduğunuz kadar, arama motorlarıyla ilgili istenmeyen e-postalara karşı da şüpheyle yaklaşmalısınız.

  • Kimse Google’da 1. sırada listeleneceğinizi garanti edemez.

    Sitenizin hangi sırada yer alacağını garanti eden, Google’la “özel bir ilişkisi” olduğunu ileri süren veya Google’a “öncelikli gönderim” olanağı tanıdığına ilişkin reklam yayınlayan SEO’lardan sakının. Google için hiçbir öncelikli gönderim yöntemi yoktur. Aslında, bir siteyi Google’a göndermenin tek yolu, doğrudan URL Ekle sayfamızı veya Google Site Haritaları programını kullanmaktır ve siz de bunu hiçbir ücret ödemeden yapabilirsiniz.

  • Eğer bir şirket kendi bilgilerini gizliyorsa veya niyetini açık bir şekilde ortaya koymuyorsa dikkatli olun.

    Anlamadığınız konular için açıklama isteyin. Bir SEO’nun sizin adınıza giriş sayfaları veya “kullanılmayan” etki alanları gibi aldatıcı veya yanıltıcı içerikler oluşturması durumunda, siteniz Google dizininden tümüyle çıkartılabilir. Sonuç olarak, hizmet aldığınız şirketlerin etkinliklerinden siz sorumlusunuz ve bu nedenle, size nasıl “yardımcı” olmayı planladıkları hakkında tam bilgi sahibi olduğunuzdan emin olmalısınız.

  • Kesinlikle bir SEO’ya bağlantı vermek zorunda değilsiniz.

    “Herkese açık” bağlantıların gücünden, popüler bağlantılar oluşturma planlarından veya sitenizi binlerce arama motoruna göndermekten bahseden SEO’lardan sakının. Bunlar, büyük arama motorlarının sonuçlarındaki sıralamanızı etkilemeyen yararsız etkinliklerdir ve olumsuz kabul edilebileceğiniz sonuçlara da yol açabilir.

  • Bazı SEO’lar, tarayıcının adres çubuğuna doğrudan anahtar kelime girme özelliği sağladıklarına sizi inandırmaya çalışabilir.

    Bu gibi tekliflerin çoğu, kullanıcıların ek yazılımlar yüklemesini gerektirir ve az da olsa bazı kullanıcılar bunu yapmaktadır. Bu gibi teklifleri büyük bir dikkatle değerlendirin ve sadece kendi kaynaklarına dayanarak, kaç kişinin gerekli uygulamaları indirdiğini bildiren raporlara şüpheyle yaklaşın.

  • Seçim yaparken dikkatli olun.

    Bir SEO’ya başvurmayı düşünürken sektörle ilgili biraz araştırma yapabilirsiniz. Bu araştırmayı yaparken Google’ı da inceleyebilirsiniz. Ayrıca, özellikle saldırgan bir SEO hakkındaki şu makale dahil olmak üzere, basında çıkan uyarı amaçlı haberleri de okuyabilirsiniz:
    http://seattletimes.nwsource.com/html/businesstechnology/2002002970_nwbizbriefs12.html.
    Google belirli bir şirket hakkında görüş bildirmez. Ancak, kendini SEO olarak adlandıran ve kabul gören ticari davranış sınırlarını uygulamalarıyla açıkça aşan bazı firmalarla karşılaştığımızı belirtmek isteriz. Dikkatli olun.

  • Paranızı neye harcadığınızdan emin olun.

    Google, arama sonuçlarımızda daha iyi bir sıralama hakkı satmaz. Ancak, bazı arama motorları, tıklama başı ödeme veya katılım için ödeme yöntemleriyle normal web araması sonuçlarını birleştirmektedir. Bazı SEO’lar arama sonuçlarında size yüksek sıralama vaat eder ancak, sizi arama sonuçlarına değil reklam bölümüne yerleştirir. Hatta bazı SEO’lar, diğer arama motorlarını “kontrol ettikleri” ve kendilerini istedikleri sıraya yerleştirdikleri yanılsamasını oluşturmak için, teklif fiyatlarını gerçek zamanlı olarak değiştirir. Bu Google’da işe yarayan bir yöntem değildir çünkü, reklamcılık programımız açık bir şekilde etiketlenerek arama sonuçlarımızdan ayrılmıştır. Ancak, hizmet almayı düşündüğünüz SEO’lara bir programa sürekli olarak katılmak veya geçici bir süreyle reklam yayınlamak için ne ücret ödemeniz gerektiğini mutlaka sorun.

  • Çok sayıda SEO’yla konuşun ve diğer SEO’lara hizmet almayı düşündüğünüz firmayı önerip örmediklerini sorun.

    Referanslar iyi bir başlangıçtır, ancak sizi her konuda bilgilendirmez. Şirketin ne kadar süredir bu alanda çalıştığını ve tam zamanlı kaç çalışanı olduğunu sormalısınız. Baskı altında kaldığınızı ve huzursuz olduğunuzu hissediyorsanız sezgilerinize güvenin ve tedbirli davranın: güvenebileceğiniz bir firma bulana kadar bekleyin. SEO firmanıza, bulduğu kötü amaçlı spam’ları, http://www.google.com/contact/spamreport.html sayfasındaki spam şikayet formumuzu kullanarak Google’a bildirip bildirmediğini sorun. Etik davranan SEO firmaları, Google’ın spam yönergelerini ihlal eden aldatıcı siteleri bildirmektedir.

  • Yasal açıdan korunduğunuzdan emin olabilirsiniz.

    Kendi güvenliğiniz için, tam ve koşulsuz bir geri ödeme garantisinde ısrar etmelisiniz. Herhangi bir nedenle sonuçtan memnun olmamanız veya SEO’nuzun etkinliklerinin, etki alanı adınızın bir arama motoru dizininden çıkarılmasına neden olması durumunda geri ödeme talebinde bulunun. Ücretlendirmeyi de içeren yazılı bir sözleşme yaptığınızdan emin olun. Ayrıca bu sözleşmede, arama motorlarının site eklerken uyulmasını istediği tüm yönergelere uyulacağı da belirtilmelidir.

Web sitesi sahipleri genellikle ne gibi kötüye kullanım durumlarıyla karşılaşmaktadır?

Yaygın hilelerden biri, yanıltıcı yönlendirmeler aracılığıyla kullanıcıları bir siteye yönlendiren “gölge” etki alanlarının oluşturulmasıdır. Bu gölge alanlar, çoğunlukla bir müşteri adına çalıştığını öne süren SEO’lara aittir. Ancak, iş ilişkiniz bozulursa SEO da etki alanı adını farklı sitelere, hatta bir rakibinizin etki alanına yönlendirebilir. Bu durumda, müşteri tümüyle SEO’ya ait rakip bir siteyi geliştirmek için ödeme yapmış olur.

Başka bir yasadışı uygulama ise, müşterinin sitesinde herhangi bir yere, anahtar kelimeler yüklenmiş “giriş” sayfaları yerleştirmektir. SEO, bu uygulamanın sayfayı daha fazla sorguyla alakalı kılacağını vaat eder. Aslında bu, tek tek sayfalar anahtar kelimelerle genellikle pek alakalı olmadığı için yanlıştır. Ancak, çok daha dikkatli olmayı gerektiren bir hile daha vardır: Giriş sayfaları çoğunlukla, SEO’nun diğer müşterilerine yönlendiren gizli bağlantılar içermektedir. Bu tür giriş sayfaları, bir sitenin bağlantı popülerliğini azaltır ve siteyi uygunsuz ya da yasadışı içerik bulundurabilen diğer SEO müşterilerine yöneltir.

Başka hangi konulara dikkat etmek gerekir?

Dolandırıcı SEO’lardan korunmanıza yardımcı olacak bazı uyarı işaretleri vardır. Bu konuda kapsamlı bir liste olmadığı için şüphelendiğiniz durumlarda sezgilerinize güvenmelisiniz. Ayrıca, SEO aşağıdakilerden birini yaparsa derhal ilişkinizi sonlandırın:

  • gölge alanlara sahipse
  • giriş sayfalarında diğer müşterilerinin bağlantılarını yerleştiriyorsa
  • adres çubuğunda anahtar kelimeler satmayı teklif ediyorsa
  • gerçek arama sonuçları ve arama sonuçlarında görünen reklamlar arasında ayrım yapmıyorsa
  • sıralamayı sadece, sizin de elde edebileceğiniz, anlaşılması zor ve uzun anahtar kelime grupları kullanılması durumunda garanti ediyorsa
  • çeşitli takma adlar veya sahte WHOIS bilgileri ile çalışıyorsa
  • “sahte” arama motorlarından, casus yazılımlardan veya işe yaramaz yazılımlardan trafik alıyorsa
  • Google dizininden çıkarılmış alan adlarına sahipse veya kendisi de Google’da belirtilmiyorsa

Bir SEO tarafından aldatıldığınızı düşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.

Federal Ticaret Komisyonu (FTC), aldatıcı veya hileli ticari uygulamalar hakkındaki şikayetlerle ilgilenmektedir. Bir şikayet formu doldurmak için aşağıdaki sayfayı ziyaret edin: http://www.ftc.gov/ ve “Bir Şikayetin Online Olarak Bildirilmesi” bağlantısını tıklayın ya da 1-877-FTC-HELP no’lu telefonu arayın veya aşağıdaki adrese mektupla bildirin:

Federal Trade Commission
CRC-240
Washington, D.C. 20580

Eğer şikayetiniz başka ülkede bulunan bir şirketle ilgiliyse lütfen şikayetinizi şu adrese bildirin: http://www.econsumer.gov/.

Kaynak: http://www.google.com/support/webmasters/bin/answer.py?hl=tr&answer=35291

Kelime

Kelime, anlamı veya görevi bulunan ve tek başına kullanılabilen ses veya sesler topluluğudur. Kelimeler anlamlı veya görevli dil birlikleridir. Kelimelerin genellikle anlamları vardır . dışarıda bir varlığı, bir nesneyi bir hareketi karşılarlar. Kelimeyi okuduğumuz veya duyduğumuz zaman o varlık veya hareket gözümüzün önünde canlanır: kitap, daktilo, koyun, kuzu, cetvel, koşmak , yazmak…

Ancak, anlamı bulunmayan kelimeler de vardır: gibi, ile , ve , için , fakat, ama, kadar vb. Bunların anlamları yoktur ve hiç bir varlığı veya hareketi karşılamazlar. Cümlede anlamlı kelimelerle birlikte kullanılırlar. Onların manalarına yeni ifadeler katarlar: aslan gibi, onun için gelmiştim, sabaha kadar ağladı örneklerinde olduğu gibi.

Kelimeden küçük ses birlikleri olan sesler, heceler, ekler ve bazı kökler tek başlarına kullanılamadıkları halde kelimeler tek başlarına kullanılırlar.

Kelimeler yapı bakımından ses veya ses topluluklarıdır. Tek sesli kelimelerin sayısı azdır. Türkçede tek sesli sadece iki kelime vardır: a, o (a birader, o kişi örneklerinde olduğu gibi .) Bunlara “e” ünlemini de dahil edebiliriz: e kardeşim!